🐩 Sizi Tek Bir Nefisten Yaratan Ayeti

sAFNIww. بســـم الله الرحمن الرحيموَهُوَ الَّذِيَ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَEn'am 98 - Ve O, sizi bir tek nefisten meydana getirendir. Sizin için bir yerleşme yeri, bir emanet olarak konuluş yeri vardır. İnce düşünen bir toplum için ayetleri böylece açıkladık. Allah gece, gündüz, güneş ay, yerler ve gökleri yaratanın kendisi olduğunu önceki ayetlerde bildirdikten sonra bu ayette insanın yaratılmasıyla ilgili gerçekleri anlatmaktadır. “Ve O, sizi bir tek nefisten meydana getirendir.” Allah bu ayette insanın bir tek nefisten yaratıldığını haber veriyor. Buradaki “bir tek nefisten” ibaresinden kasıt; Adem Çünkü Adem yaratılan ilk insandır. Havva dahil bütün beşer ondan türemiştir. Allah bu konuyla ilgili olarak bir başka ayette şöyle buyuruyor“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini vareden ve o ikisinden bir çok erkek ve kadınlar üreten Rabbiniz’den sakının.” Nisa 1Bütün insanların bir tek nefisten yaratılması Allah ın kudretini, ilmini, hikmetini ve birliğini gösterir. Nasıl ki her şeyi yaratan ve her şeye gücü yeten O ise, ibadet edilmesi gereken yüce varlık da sadece O’dur. Allah insanları bir tek nefisten yarattığını söylemesi, insanların asıllarının bir olduğunu, aralarında herhangi bir fark olmadığını göstermektedir. İnsanların arasındaki tek fark, takva ayet bütün insanların birbirleriyle akraba olduklarını, birbirleriyle tartışmamaları gerektiğini, birbirleriyle iyi geçinmelerini ve birbirlerine yardımcı olmaları gerektiğini, özellikle de kardeş olan kimselerin birbirlerine iyi muamelede bulunmaları ve birbirleriyle çarpışmamaları gerektiğini göstermektedir. “Sizin için bir yerleşme yeri…” Allah insanları bir tek nefisten yarattığını haber verdikten sonra ayetin bu kısmında insanın nasıl çoğaldığını haber vermektedir. Allah bu ayette şöyle buyuruyor“Sizin için rahimlerde veya yeryüzünde kalacağınız bir yerleşme yeri vardır.” Allah başka ayetlerde bu konuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor“Yeryüzünde belirli bir zamana kadar, sizin için rızkınızı elde edeceğiniz bir yerleşme yeri vardır.” Bakara 36 “Yeryüzünde belirli bir zamana kadar, sizin için rızkınızı elde edeceğiniz bir yerleşme yeri vardır.” A’raf 24“Bir emanet olarak konuluş yeri vardır.” Allah ayetin bu kısmında şöyle buyuruyor“Sizler için erkeklerin sulbünde veya yeryüzünde ölünceye kadar ya da yer altından dirilinceye kadar emanet olarak yani, geçici olarak kalacağınız bir yer vardır.”Bu ayetteki “yerleşme yeri” ve “emanet yeri”nden kastın ne olduğu konusunda alimler ihtilaf Mes’ud’un bir görüşüne ve İbni Abbas, Mücahid, Katade ve başkalarına göre “yerleşme yeri”nden kasıt; rahimler, “emanet yeri”nden kasıt; erkeklerin sulbudür. Bu görüş daha kuvvetlidir. Bazı alimler ise bunun tam tersini Mes’ud’un diğer bir görüşüne ve başka alimlere göre “yerleşme yeri”nden kasıt; yeryüzüdür. “Emanet yeri” nden kasıt ise; ölümdür. “İnce düşünen bir toplum için ayetleri böylece açıkladık.”Allah ayetin bu kısmında şöyle buyuruyor“İşte ayetlerimizi böylece değişik şekillerde açıklıyoruz ki, bu ayetleri anlayabilecek, onları kavrayabilecek, onlardan ibret alacak insanlar irademiz, ilmimiz, hikmetimiz ve rahmetimizi çok iyi öğrensinler ve bu bilginin gereğiyle amel etsinler.” Allah güneşi, ayı, yıldızları zikrettiği ayeti; “Bilen bir kavim için ayetleri işte böylece açıkladık.”, Adem oğullarını zikrettiği bu ayeti ise; “İnce düşünen bir toplum için ayetleri böylece açıkladık.” şeklindeki ifadelerle bitirmiştir. Çünkü beşerin bir tek nefisten yaratılması, sonra o nefisten değişik insanların yaratılması, ince bir düşünce ve derin bir anlayışı gerektirir. İşte fıkhın manası budur. Fıkıh; ince anlayış, demektir. “Kavmun yefkahun” ise; ince anlayış sahibi kimseler demektir. Fakat yıldızların yerlerini belirlemek ve onları kullanarak, karanlıklıkta gerek karada ve gerekse denizde yolu bulmak ince anlayışa bağlı değildir. Bu konuda sadece bilgiye, ilme ihtiyaç vardır. Bu sebeble yıldızlardan istifade etmek için biraz bilgi sahibi olmak ve yıldızları izlemek yeterlidir ve bunlarla ilgili bilgiyi öğrenmek dikkatle bakılarak elde edilir. İnsanın yaratılışı ise böyle değildir. İnsanın bir tek insandan yaratılmış olmasının hikmeti ilimle bilinemez. Bu konuda ancak ince anlayış gereklidir ve ancak ince anlayış sahibi olan kimseler insanın yaratılışıyla ilgili hikmeti kavrayabilirler. İslam adına konuşan insanları 3 gruba ayırıyorum. Alt grup tamamen geleneksel Nurettin YILDIZ, Nihat HATİPOĞLU, Ebubekir SİFİL, Ahmet Mahmut ÜNLÜ, Nurcular, Süleymancılar, yöreye göre değişen Babacılar, Menzilciler… vs., orta grup Kuran ve hadis çizgisinden çıkmamaya çalışanlar Mehmet OKUYAN, Mustafa İSLAMOĞLU, Bayraktar BAYRAKLI, Süleymaniye Vakfı, üst grup tamamen Kuran deyip hadisleri reddedenler Hakkı YILMAZ, Edip YÜKSEL, Recep İhsan ELİAÇIK. Alt grup Kur’an’a gelmiyor, üst grupta hikmete gelmiyor. Orta grupta olanlardan Süleymaniye Vakfının diğerlerinden farkı Süleymaniye Vakfı hükümlere ulaşma konusunda Fussilet Suresi 3. Ayetteki “bilenler topluluğu’nu” dikkate alıp hareket ediyor. Bu ilim topluluğundan çıkan hükümlerin sözcülüğünü Abdülaziz BAYINDIR yapıyor. Orta grupta bulunan diğer hocalarımız ise tek başlarına işi götürmeye çalışıyorlar. Bu yüzden de yanlış hükümlere ulaşabiliyorlar. Orta grupta bulunan sevgili hocalarıma Süleymaniye Vakfı ilim topluluğuna katılmalarını bir kez daha kendilerinden rica ediyorum. Bu yazıda “ilk yaratılışta birden çok insan mı yaratıldı” konusu özelinde Süleymaniye Vakfı ile orta grupta bulunup tek başına hüküm çıkaranların farkını göstermeye çalışacağım. Çünkü birçok insan “bu kişiler aynı çizgide fakat farklı açıklamalar yapabiliyor” diye düşünerek farklılığın nereden kaynaklandığını anlayamıyorlar. Farklılığın nereden kaynaklandığının net anlaşılması için videoda ortaya konulan delilleri bölümlere ayırarak cevap vermeye çalışacağım. Videonun 244 dk ile 446 dk arasında; Mehmet OKUYAN, Nisa Suresi 1. ayetindeki “halakakum min nefsin vahidetin” “sizi bir tek nefisten yarattı” ifadesindeki “bir tek nefise” “bir hücre” diyor. “ve halaka minha zevceha” kısmında bulunan “minha zevceha” daki “ha” zamirLERİNİ “nefsi vahide” ye götürerek “bir tek nefistende BİR TEK NEFSİN EŞİNİ YARATTI” diyor. Yani Allah önce bir hücre yaratıyor sonra o hücredende eş bir hücre daha yaratıp “ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaen” “bu iki hücreden birçok erkekler ve birçok kadınlar yarattı” diyerek ilk yaratılışta bir insan yoktu, birçok insanlar vardı kurgusunu oluşturuyor. Oluşturduğu bu kurguya 2. Bölümde şöyle devam ediyor. Videonun 500 dk ile 604 dk arasında şunları söylüyor; Mehmet OKUYAN Hucurat Suresi 13. Ayette “Ya eyyuhen nasu inne halaknakum” “ey insanlar sizi biz yarattık” “min zekerin ve unsa” “bir erkek ve bir dişiden.” Buradaki erkeğe Adem, dişiye Havva diyorlar. Halbuki buradaki “zeker” den kasıt Adem olsaydı, “ünsa” dan kasıtta eşi olsaydı bu ifade böyle gelmeyecekti. Bu ifade “Ya eyyuhen nasu inne halaknakum minez zekeri vel unsa” şeklinde gelecekti. Yani “zekerin” ve “ünsa” elif lam takısı alarak gelecekti. Yani o bilinen erkekten ve o bilinen kadından ifadesi tercih edilecekti. Bu zorunluluk olacaktı. Böyle gelmediği için bir erkek hücre ve bir dişi hücre tercümesi burada yapılabilecek en doğru tercümedir. Caner TASLAMAN Aslında hocam her insanın bir anne babadan yaratıldığı şeklinde en basit anlamıyla da alınamaz mı? Mesela her birimiz bir erkek ve bir dişiden yaratıldık. Yani böyle çok açık anlam varken şey geliyor bana… Mehmet OKUYAN Yani ben “en nas” kelimesini bütün insanları içerdiği ifadesiyle ilk insanlarıda bunun içerisinde görme noktasında bunu söylüyorum. Buradan da 3. Bölüme geçiyor. Videonun 627 dk ile 648 dk arasında şöyle söylüyor; Zümer Suresi 6. Ayette “halakakum min nefsin vahidetin” “sizi bir candan yarattı Allah.” Bir can, bir cevher, ilk bir kaynak… “summe ceale minha zevceha” “o kaynaktan eşinide yarattı” “ve enzele lekum minel enami semaniyete ezvacin” “o arada sizin için sekiz çift canlı indirdi.” Sekiz çift canlıdan veya hayat sahibi varlıktan söz ediyor. Birden çok çiftin o ilk yaratılışta söz konusu edildiği Zümer Suresi 6. Ayette geçiyor. Buradan 4. Bölüme geçiyor. Videonun 659 dk ile 822 dk arasında şöyle söylüyor; Mehmet OKUYANFatır Suresi 11. Ayette “vallahu halakakum min turabin” “Allah sizi topraktan yarattı.” Hepimizi… Hatta Nuh Suresinin 17. Ayetinde “vallahu enbetekum minel ardı nebata” “Allah sizi arzdan bir bitki olarak bitirdi” diyor. Caner Bey’in biraz önce ifade ettiği gibi herkesin bir toprak geçmişi var. Hepimiz toprağın bir sülalesinden vücut bulmuş bir organizmaya sahip kılındık. Yani topraksız insan yok. Hepimizin toprakla yaratılış anlamında bir geçmişimiz var. Caner TASLAMAN Aslında şuanda bile devam ediyor. Bilimsel olarak baksak… Toprak, bitkileri ve hayvanları değişime uğradığını düşünürsek… Şuanda konuşurken bile toprağın değişime uğraması oluyoruz. Mehmet OKUYAN Bizi bir topraktan yarattı. “summe min nutfetin” “sonra nutfeden yaratıldı.” Bu nutfe dediği şey aslında döllenmiş yumurtadır. Allah, ona insan Suresi 2. Ayette “nutfetin emşac” der. Yani döllenmiş yumurtadır. “summe.” Bakın hemen insanın insan oluşuyla alakalı o ilk bilginin yer aldığı cümlede diyor ki “summe” “sonra” “cealekum ezvaca” “sizi çiftler yaptı.” Çiftler… Bir çift değil. Bir kadın ve bir erkek demiyor. “Çiftler” çoğul kullanıyor. Öbür türlü olsaydı, “summe cealekum zevceyni” derdi. İki çift yani. Öyle demiyor. “Ezvac” çoğul demektir. Bir anda birden çok insan yaratıldı demektir. Buradan da 5. Bölüme geçiyor. Videonun 837 dk ile 956 dk arasında şöyle söylüyor; Mehmet OKUYAN Araf Suresi 10. Ayette “ve lekad mekkennakum fil ardı” “sizi yeryüzüne biz yerleştirdik” “ve cealne lekum fiha meayişe” “yeryüzünde sizin için hayat gerekleri neyse onları yarattık.” Allahu Teala biz yarattık diyor. “kalilen ma teşkurun” “ne kadar azınız şükrediyorsunuz.” Ve şimdi unutmayın. “ve lekad halaknakum” “sizi biz yarattık.” Bütün insanlara hitaben söylüyor. “summe savvarnakum” “sonra size suretler, şekiller verdik.” Sizi bak. Çoğul ifadeler kullanıyor. Caner TASLAMAN Bizim içinde geçerlidir. Mehmet OKUYAN Bizim içinde geçerli, ilk insan nesli içinde geçerlidir. “Sizi biz yarattık sonra size suretler verdik sonra” “kulna lilmelaiketi” “sonra meleklere dedik ki” “uscudu li ademe” “adem için secdeye kapanın.” Bakın insanlar yaratıldı. Ortalıkta insanlar var. Ve o insanların içerisinden Hz. Adem hani peygamber olarak görevlendiriliyor. Meleklerin acaba bunların halife kılınmasının hikmeti nedir diye sorusuna cevaben Allahu Teala Adem’e isimleri öğretmesinin sonucunda bilmeyenlerin bilenlere secde etmesi, bilmeyenlerin bilenler için secdeye kapanması anlamında emrini veriyor. Ama ifade çoğul. “Sizi yarattık, size suretler verdik sonra meleklere dedik ki Adem için secdeye kapanın.” Demek ki ilk yaratılışta birden çok insan yaratıldı. Buradan 6. Bölüme geçiyor. Videonun 1021 dk ile 1101 dk arasında şöyle söylüyor; Mehmet OKUYAN Ali İmran Suresi 33. Ayette “innallahestafa ademe” “Allah Adem’i seçti” “ve nuhan” “Nuh’u da seçti” “ve ale ibrahime” “İbrahim’in ailesini de seçti” “ve ale imrane” “İmran’ın ailesini de seçti.” Seçim için bir kişi varsa ona seçmek derler mi? Seçim için alternatif olması lazım. Nuh’un seçilmesi alternatifler arasındandır. Cansu CANAN Birçok alternatif varken birini ayırmak. Mehmet OKUYAN Nuh’un, İbrahim ailesinin ve İmran ailesinin seçilmesi anlaşılıyor. Alternatifler içerisinden onların belirlenmesi anlamında… Peki, ya Adem için ne diyeceğiz? “innallahestafa ademe” “Adem’i de seçti.” Demek ki başka Ademler de var. CEVAPLAR Fussilet Suresi 3. Ayette ayetler arası ilişkilerin arapça kurulduğu bildirilmektedir. Yani bir kelimenin arapçası olarak benzerlik aranmalıdır. Bu konuda yapılan hataların en büyüğü Ali İmran 7. Ayette belirtilen “tevil” “ilişki”yi kişinin kurmaya çalışmasıdır. İlişkiyi kişi kurduğunda yanlış hükme varmak kaçınılmazdır. Hâlbuki Allah’ın kurduğu ilişkiye ulaşabilmek için benzer kelimelere gidilmesi gerekmektedir. Rum Suresi 20. Ayet; “ve min ayatihi en halakakum min turabin summe iza entum beşerun tebteşirun” “Sizi topraktan yaratmış olması Allah’ın ayetlerindendir. Sonra bir de bakarsınız ki siz bir insansınız, dolaşıyorsunuz.” Rum Suresi 21. Ayet; “ve min ayatihi en halaka lekum enfusikum ezvacen li teskunu ileyha” “Yanlarında rahat edesiniz diye size, kendi türünüzden eşler yaratması da Allah’ın ayetlerindendir.” Rum Suresi 20 ve 21. Ayet beraber düşünüldüğünde 21. Ayetteki yanlarında rahat edilsin diye yaratılan eşlerden kasıt insanın yine insan olan eşidir. Rum Suresi 21. Ayetteki “li teskunu ileyha” “yanlarında rahat edesiniz diye” ifadesinin benzeri Araf Suresi 189. Ayette “li yeskune ileyha” “yanında rahat etsin diye” şeklinde gelmiştir. Araf Suresi 189. Ayete gitmemizin bir diğer sebebi Araf 189’un baş tarafının tartışmaya sebep olan Nisa Suresi 1. Ayetin baş tarafındaki “halakakum min nefsin vahidetin ve halaka minha zevceha” ifadesiyle birbirine benzemesidir. Araf Suresi 189. Ayette “hüvellezi halakakum min nefsin vahidetin ve ceale minha zevceha li yeskune ileyha” ifadesinin “ve ceale minha zevceha” kısmındaki “ha” zamirlerinin ikisi birden “nefsi vahide”ye götürülebilir. Buna göre Mehmet OKUYAN’ın söylediği gibi nefsi vahide birinci hücre, nefsi vahidenin eşide ikinci hücre olur. Fakat Rum Suresi 20 ve 21. Ayetten öğrendiğimize göre yanında rahat etmesi için yaratılanın insanın eşi insan olduğundan “zevceha” daki “ha” zamiri Adem’in nefsinden başka bir yere götürülemez. Dolayısıyla Araf 189’un meali şu şekilde olmalıdır. “Adem’i sizleri bir tek nefisten yaratan o’dur. Adem’in nefsinin eşini de o tek nefisten oluşturdu ki biri diğerinin yanında rahat etsin.” Üstelik Araf Suresi 189’un devamında “felemma teğaşşaha hamelet hamlen hafifen femerrat bihi felemma eskalet davallahu rabbehuma lein ateytena salihan” “Erkek onu sarınca hafif bir yük yüklenir. Onunla gezip dolaşır. Yükü ağırlaşınca ikisi de Rableri olan Allah’a yalvarır; “Bize iyi bir evlat verirsen, görevlerini yerine getirenlerden olacağız” derler.” Ayette Adem ve Havva’dan değil de iki hücreden bahsedildiği düşünülürse ayete, “erkek hücre dişi hücreyi sardığında dişi hücre hafif bir yük yüklenir, dişi hücre hafif bir yük ile gezip dolaşır, dişi hücrenin yükü ağırlaşınca iki hücre rableri olan Allah’a yalvarır “Bize iyi bir evlat verirsen, görevlerini yerine getirenlerden olacağız” gibi anlamsız bir meal verilmesi gerekir. “nefsi vahideh” kelimesinin geçtiği bir başka ayet olan Nisa Suresinin 1. Ayetine bakacak olursak; “Ya eyyuhen nasutteku rabbekumullezi halakakum min nefsin vahidetin ve halaka minha zevceha ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaen ” Rum Suresi 20, 21 ve Araf Suresi 189. Ayetlerden topladığımız bilgilerle Nisa 1. Ayetteki “zevceha” nın “ha” zamirini Adem’in nefsine götürmek zorundayız. Dolayısıyla meal şu şekilde olmalıdır. “Ey İnsanlar! Atanızı bir tek nefisten yaratan, Adem’in nefsinin eşini de o nefisten yaratan, o ikisinden pek çok erkeği ve kadını üreten Sahibinizden çekinerek kendinizi koruyun.” Ayrıca, iki hücreden bir anda birçok erkek ve birçok kadın yaratıldı, diyor. Bu insanlar o iki hücreden meydana gelseler bile yine de kardeş olurlar. Hatta ikiz olurlar. Mehmet OKUYAN, “Hucurat Suresi 13. Ayette bulunan “min zekerin ve unsa” ifadesinde eğer Âdem ile eşi kastedilseydi “minez zekeri vel unsa” şeklinde elif lam takısı alarak gelmesi gerekirdi. Böylece “o bilinen erkek ve o bilinen kadından” ifadesinin tercih edilmesi zorunluluk olacaktı” diyor. Hâlbuki kendisinin dediği gibi iki hücre de olsa bu ifade “minez zekeri vel unsa” şeklinde gelebilirdi. Yani o bilinen erkek hücreden ve o bilinen kadın hücreden ifadesi tercih edilebilirdi. Burada yaptığı hata “zekerin ve unsa” ifadesi ile Nisa 1. Ayetten anladığı “iki hücre kurgusu” arasında kendisinin ilişki kurmaya çalışmasıdır. Allah’ın kurduğu ilişkiye ulaşmak için o kelimenin Arapça olarak benzerinin kullanıldığı yerlere gidilmesi gerekmektedir. “zekerin ve unsa” ifadesinin diğer ayetlerde nasıl geçtiğine bakarak Hucurat 13. Ayette hücre mi, yoksa insan mı kastedildiğini öğrenebiliriz. Ali İmran 195. Ayette “min zekerin ev unsa” “Rableri onlara cevap verdi “Ben sizden, erkek-kadın hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım” denilerek insanlar kastediliyor. Nisa 124. Ayette “min zekerin ve unsa” “Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir” denilerek insanlar kastediliyor. Nahl Suresi 97. Ayette “min zekerin ve unsa” “Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak hayra ve barışa yönelik bir iş yaparsa, onu tertemiz bir hayatla yaşatırız” denilerek insanlar kastediliyor. Dolayısıyla Hucurat 13. Ayete “halaknakum min zekerin ve unsa” ifadesine “sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık” şeklinde meal verilmelidir. Yine “nefsi vahideh” kelimesi geçen ayetlerden birisi de Zümer Suresi 6. Ayettir. “halakakum min nefsin vahidetin summe ceale minha zevceha ve enzele lekum minel enami semaniyete ezvacin.” Mehmet OKUYAN buradaki “ve enzele lekum minel enami semaniyete ezvacin” ifadesinden yola çıkarak ayetin sekiz çift canlıdan, sekiz çift hayat sahibi varlıktan bahsettiğini söyleyip “enzele” “indirdi” fiiline karşıdaki insanda “yarattı” anlamı algısı oluşturarak sekiz çiftten kastın Nisa Suresi 1. Ayetteki “ve besse minhuma ricalen kesiran ve nisaen” “birçok erkekler ve birçok kadınlar yarattı” ifadesi olabilceğine dikkat çekiyor.[1] Halbuki “semaniyete ezvacin” “sekiz eş” ifadesi Enam Suresinin 142, 143 ve 144. Ayetlerinde erkekli dişili koyun, keçi, sığır ve deve olarak açıklanıyor. Dolayısıyla Zümer 6. Ayetin meali “Sizi insanoğlunu, tek bir nefisten döllenmiş yumurtadan yarattı. Daha sonra Adem’in nefsinin eşini de o nefisten döllenmiş yumurtadan oluşturdu. En’am’dan sizin için sekiz eş indirdi” şeklinde olmalıdır. Nebe Suresi 8. Ayette “ve halaknakum ezvacen” “Sizleri de eşleşmiş olarak yarattık” deniyor. Bu, ruh ile bedenin eşleşmesidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur “vallahu halakakum min turabin summe min nutfetin summe cealekum ezvacen” “Allah sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yarattı. Sonra eşleşmiş hale getirdi.” Fatır 35/11 Ruh, organların tamamlanmasından sonra üflenir. İlgili âyet şöyledir “summe sevvehu ve nefeha fihi min ruhihi” “Sonra onu düzenli bir şekle sokmuş ve içine ruhundan üflemiştir.” Secde 32/9 Kur’ân’da ruh ile bedenden her birine nefis dendiği gibi ikisinin birleşmesinden oluşan insana da nefis denir. Beden ölür veya uyursa ruh onu terk eder. İlgili âyet şöyledir “Nefisler bedenler öldüğü vakit Allah nefisleri ruhları alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğininkini tutar, ötekini belli bir vakte kadar salıverir.” Zümer 39/42 Ölen beden çürür ama ruhu bir yerde bekletilir. “Kâfirlerden birine ölüm gelince ruhu der ki “Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah engel vardır.” Müminûn 23/99–100 Bedenin tekrar yaratılmasıyla eşleşme tekrarlanır. Bunu şu ayet gösterir “ve izen nufusu zuvvicet” “Nefisler eşleştiği an…” Tekvîr 81/7 “Sizi yarattık, size biçim verdik” dediğinde bizde içine giriyor olmalıyız ki Adem varken biz olmadığımız için buradaki sizi ifadesi Nisa 1, Araf 189 ve Zümer 6’da ki gibi Adem’in yaratılması anlaşılmalıdır. Allahu Teala Nahl Suresi 43 ve Enbiya Suresi 7. Ayetlerde, her zaman erkeklere vahyedip onları elçi olarak gönderdiğinden bahsediyor. Adem’i seçmesi, Adem’in erkek olmasından ve Havva’ya tercih edilmesinden başka bir şey değildir. Orhan Özcan’ın kaleme aldığı bu yazı, Fıtrat Haber sitesinde tarihinde yayımlanmıştır. __________________________________________________________ [1] 632 dk ile 636 dk arasına dikkat ederseniz enzele fiili kurguyu bozduğu için kısa bir duraklama yaşıyor. Görüntüleme Bayraktar Bayraklı Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an MealiSizi tek bir cevherden yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de o cevherden var eden, Allah'tır. Eşine sarılınca, eşi hamile kaldı ve onu bir müddet taşıdı. Gebeliği ağırlaşınca, karıkoca, Rableri Allah'a, "Bize kusursuz bir çocuk verirsen andolsun, şükredenlerden olacağız" diye Okuyan Kur’an Meal-TefsirSizi tek bir nefisten* candan/cevherden yaratan, yine ondan kendisiyle huzur bulsun diye eşini yaratan O'dur. Eşini kucaklayınca eşi ile birleşince eşi hafif bir yük yüklenir hamile kalır ve onu bir süre taşır. Yük ağırlaşınca "Bize iyi sağlıklı bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden olacağız." diye Rableri Allah'a dua Yüksel Mesaj Kuran ÇevirisiO sizi bir tek nefisten aynı genetik özellikten yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Efendi'leri ALLAH'a "Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız" diye sizi bir tek nefisten* yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan* eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a "Eğer bize salih* bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua Vakfı Süleymaniye Vakfı MealiSizleri bir tek nefisten döllenmiş yumurtadan yaratan O'dur. Eşini de o nefisten yarattı ki biri diğerinin yanında rahat etsin. Erkek onu sarınca hafif bir yük yüklenir. Onunla gezip dolaşır. Yükü ağırlaşınca ikisi de Rableri olan Allah'a yalvarır; "Bize iyi bir evlat verirsen, görevlerini yerine getirenlerden olacağız" Rıza Safa Kur'an-ı Kerim GerçekO, sizi, bir tek benlikten yaratan ve gönlünün ısınması için, eşini de ondan oluşturandır. Ona sarıldığında, yumuşak bir yük yüklenir; onu taşır. Yükü ağırlaşınca, her ikisi de Efendileri Allah'a yakarışlarda bulunurlar "Bize erdemli birisini verirsen, kesinlikle şükredenler arasında olacağız!"Mustafa İslamoğlu Hayat Kitabı Kur’anO'dur sizi bir tek candan yaratan ve kendisine ilgi duysun diye ona kendi cinsinden eşini var eden. Gün gelip o eşine sarılınca, önce eş hafif bir yük yüklenir ve o yükü bir süre taşır. Ardından yük ağırlaşınca eşler Rableri olan Allah'a "Eğer bize eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedersen; söz, Sana şükreden kimselerden olacağız!" diye Nuri Öztürk Kur'an-ı Kerim MealiO, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız."Ali Bulaç Kur'an-ı Kerim ve Türkçe AnlamıO, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler "Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."Elmalılı sadeleştirilmiş O, o zattır ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ki gönlü buna ısınsın. Onun için eşine yaklaşınca o hafif bir yükle hamile kaldı, bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler "Bize salih yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki, kesinlikle şükreden kullarından oluruz!"Muhammed Esed Kur'an MesajıSizi hepinizi bir tek candan yaratan, Ve sevgiyle kadına meyletsin diye ona kendi özünden eş var edip çıkaran Odur. Öyle ki, o eşini kucaklayınca, eşi ilkin hafif bir yük yüklenir ve taşır o yükü. Sonra kadın gün gelip çocuğun yüküyle iyice ağırlaşınca, her ikisi birden Allaha, Rablerine yalvarırlar "Bize gerçekten kusursuz bir çocuk bahşedersen, muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!"Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe MealiAllah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. İnsan eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir gebe kalır ve bir müddet onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua Hamdi Yazır Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiO odur ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın, onun için vaktaki bunu derağuş eyledi, bu hafifçe bir hamlin hamili oldu, bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı, o vakıt ikisi bir kendilerini yetiştiren Allaha şöyle dua ettiler bize yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen yemin ederiz ki elbet şükreden kullarından oluruzSüleyman Ateş Kur'an-ı Kerim ve Yüce MealiO'dur ki sizi bir tek nefisten yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var eti; eşini sarıp örtünce eşiyle birleşince eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. Yükü ağırlaşınca ikisi beraber Rableri Allah'a du'a ettiler "Eğer bize iyi, güzel bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz!" dediler.O sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp bürüyünce, o bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi rableri olan Tanrı'ya dua ettiler "Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."Hasan Basri Çantay Kur'an-ı Hakim ve Meal-i KerimO, sizi bir candan Ademden yaratan, bundan da, gönlü kendisine yatıb ısınsın diye, eşini yapan Odur Allahdır. Vakta ki o, eşini örtüb bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi de bir müddet bununla gidip geldi. Nihayet gebeliği ağırlaşınca ikisi de Rablerine şöyle düa etdiler "Eğer bize düzgün hilkati tam bir çocuk verirsen andolsun ki her halde şükredenlerden olacağız".O'dur, sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da gönlünün ısınacağı eşini vareden. Eşini örtüp bürüyünce; o, hafif bir yük yüklendi ve onunla bir müddet gider gelirdi. Nihayet ağırlaşınca; karı koca Rabbları olan Allah'a Eğer bize salih bir çocuk verirsen andolsun ki şükredenlerden oluruz, diye dua Piriş Kur'an-ı Kerim Türkçe AnlamıSizi tek bir kişiden yaratan ve kendisiyle huzur bulması için ondan eşini var eden O'dur. İnsan, eşini bürüdüğü zaman hafif bir yük yüklenir. Onunla bir süre geçer. Yükü ağırlaşınca Rab'leri olan Allah'a dua ederek -Eğer bize sağlam bir çocuk verirsen sana şükredenlerden oluruz, Yıldırım Kuran-ı Kerim ve MealiO'dur ki sizi bir tek candan yarattı ve bundan da, gönlü kendisine ısınsın diye eşini inşa etti. Erkek eşini sarıp bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi, hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca her ikisi de Rab'leri olan Allah'a yönelip "Eğer bize sağlıklı, kusursuz bir evlat verirsen mutlaka Sana şükreden kullarından oluruz" diye Hulusi Türkçe Kur'an Çözümü"HU" ki, sizi TEK bir nefsten - benlikten makro planda Hakikat-i Muhammedi - Akl-ı evvel; mikro planda insanlık şuuru - Akl-ı küll yarattı ve ondan da eşini makro planda evreni; mikro planda beyni oluşturdu; ona yerleşsin diye... Onu eşini örtüp bürüyünce, eşi hafif bir yük yüklendi, onu taşıdı... Ağırlaştığında, ikisi birden Rableri olan Allah'a "Andolsun ki, eğer bize bir salih verirsen, mutlaka biz değerlendirenlerden oluruz" diye dua ettiler. Bu ayet, hem alemlerin oluşuyla ilgili olarak anlaşılabilir, hem de insanın oluşumuyla. Edip Yüksel Eski Baskı Mesaj Kuran ÇevirisiO sizi bir tek nefisten aynı genetik özellikten yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Rab'leri ALLAH'a 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız,' diye Aktaş Eski Baskı Kerim Kur'anO, sizi bir tek nefisten* yarattı ve kendisi ile sükunet bulsun diye ondan* eşini var etti. Eşini sarıp örtünce, eşi hafif bir yük yüklendi. Bir müddet böyle geçti. Yükü ağırlaşınca her ikisi de Rabb'leri olan Allah'a "Eğer bize salih* bir evlat verirsen elbette Sana şükredenlerden olacağız." diye dua Khalifa The Final TestamentHe created you from one person Adam. Subsequently, He gives every man a mate to find tranquility with her. She then carries a light load that she can hardly notice. As the load gets heavier, they implore GOD their Lord "If You give us a good baby, we will be appreciative."The Monotheist Group The Quran A Monotheist TranslationHe is the One who has created you from one person, and He made from it its mate to reside with. When he dwelled with her, she became pregnant with a light load, and she continued with it; then when it became heavy, they called on God, their Lord "If You give us an upright child, then we will be among the thankful."Edip-Layth Quran A Reformist TranslationHe is the One who created you from one person, and He made from it its mate to attain tranquility. When he covered her, she became pregnant with a light load, and she continued with it. When it became heavy, they called on God, their Lord "If You give us a healthy child, then we will be among the thankful." Kuran Sureler Konular İletişim araf suresi 189. Ayet 1 . 2 . 3 . 4 . 5 . 6 . 7 . 8 . 9 . 10 . 11 . 12 . 13 . 14 . 15 . 16 . 17 . 18 . 19 . 20 . 21 . 22 . 23 . 24 . 25 . 26 . 27 . 28 . 29 . 30 . 31 . 32 . 33 . 34 . 35 . 36 . 37 . 38 . 39 . 40 . 41 . 42 . 43 . 44 . 45 . 46 . 47 . 48 . 49 . 50 . 51 . 52 . 53 . 54 . 55 . 56 . 57 . 58 . 59 . 60 . 61 . 62 . 63 . 64 . 65 . 66 . 67 . 68 . 69 . 70 . 71 . 72 . 73 . 74 . 75 . 76 . 77 . 78 . 79 . 80 . 81 . 82 . 83 . 84 . 85 . 86 . 87 . 88 . 89 . 90 . 91 . 92 . 93 . 94 . 95 . 96 . 97 . 98 . 99 . 100 . 101 . 102 . 103 . 104 . 105 . 106 . 107 . 108 . 109 . 110 . 111 . 112 . 113 . 114 . 115 . 116 . 117 . 118 . 119 . 120 . 121 . 122 . 123 . 124 . 125 . 126 . 127 . 128 . 129 . 130 . 131 . 132 . 133 . 134 . 135 . 136 . 137 . 138 . 139 . 140 . 141 . 142 . 143 . 144 . 145 . 146 . 147 . 148 . 149 . 150 . 151 . 152 . 153 . 154 . 155 . 156 . 157 . 158 . 159 . 160 . 161 . 162 . 163 . 164 . 165 . 166 . 167 . 168 . 169 . 170 . 171 . 172 . 173 . 174 . 175 . 176 . 177 . 178 . 179 . 180 . 181 . 182 . 183 . 184 . 185 . 186 . 187 . 188 . 189 . 190 . 191 . 192 . 193 . 194 . 195 . 196 . 197 . 198 . 199 . 200 . 201 . 202 . 203 . 204 . 205 . 206هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشَّاهَا حَمَلَتْ حَمْلاً خَفِيفًا فَمَرَّتْ بِهِ فَلَمَّا أَثْقَلَت دَّعَوَا اللّهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ آتَيْتَنَا صَالِحاً لَّنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَHuvellezî halakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ sâlihan le nekûnenne mineş şâkirînşâkirîne.huve ellezî o kihalaka-kum sizi yarattımin nefsin bir nefstenvâhıdetin bir tekve ceale ve kıldı, yarattımin-hâ ondanzevce-hâ eşinili yeskune meyletmesi, teskin edilmesi, tatmin olması içinileyhâ onafe lemmâ böylece, ...olduğu zamantegaşşâ-hâ onu sarılıp örttühamelet yüklendi hamile kaldıhamlen bir yük rahimdeki bebekhafîfen hafif olarak ilk devresindeki aşılanmış hücrefe merret artık dolaştı, yürüdübi-hî onunlafe lemmâ artık olduğu zamaneskalet ağırlaştı, ağır oldudeavâ allâhe ikisi Allah'a dua ettirabbe-humâ ikisinin Rabbile in elbette, eğer, iseâteyte-nâ sen bize versâlihan salih olanle nekûnenne mutlaka oluruzmin eş şâkirîne şükredenlerdenHasan Basri ÇantayO, sizi bir candan Âdemden yaratan, bundan da, gönlü kendisine yatıb ısınsın diye, eşini yapan Odur Allahdır. Vaktâ ki o, eşini örtüb bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi de bir müddet bununla gidip geldi. Nihayet gebeliği ağırlaşıncâ ikisi de Rablerine şöyle düâ etdiler Eğer bize düzgün hilkati tam bir çocuk verirsen andolsun ki her halde şükredenlerden olacağız». Ömer Nasuhi BilmenO, o Zât-ı Ecell-i Âlâdır ki, sizi bir nefisten yaratmıştır ve eşini ondan yapmıştır ki onunla ünsiyette buluna. Vaktâ ki ona mukarenette bulundu, hafif bir yük yüklendi. Bir müddet bununla gidip geldi. O zaman ki, ağırlaştı. Allah Teâlâ'ya, Rablerine dua ettiler ki eğer bize bir sâlih çocuk verir isen andolsunki, biz elbette şakirlerden Hamdi YazırO odur ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın, onun için vaktaki bunu derâğûş eyledi, bu hafifçe bir hamlin hâmili oldu, bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı, o vakıt ikisi bir kendilerini yetiştiren Allaha şöyle dua ettiler bize yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen yemin ederiz ki elbet şükreden kullarından oluruzElmalılı sadeleştirilmişO, o zattır ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ki gönlü buna ısınsın. Onun için eşine yaklaşınca o hafif bir yükle hamile kaldı, bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler Bize salih yaraşıklı bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki, kesinlikle şükreden kullarından oluruz!»Elmalılı sadeleştirilmiş - 2Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. O, eşini kucaklayıp sarılınca ona yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi hâmile kaldı. Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı. O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler Eğer bize salih bir evlat verirsen, biz muhakkak şükredenlerden olacağız.»Diyanet İşleri eskiSizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah'a 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz' diye İşleriAllah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. İnsan eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir gebe kalır ve bir müddet onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua VakfiSizi bir tek candan Âdem'den yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini Havva'yı yaratan O'dur. Eşi ile birleşince eşi hafif bir yük yüklendi hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah'a Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız, diye dua YıldırımSizi bir tek nefsten yaratan, ondan da gönlünün ısınıp yatışması için eşini vücuda getiren Allah'tır. Ne var ki, o eşine sarmaşdolaş olup yaklaştı, derken eşi hafif bir yük yüklendi ve bir süre böyle geçip gitti de ağırlaştı. Karı koca, Rableri olan Allah'a duâ ettiler Eğer bize düzenli, elverişli, uygun bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz, YıldırımO’dur ki sizi bir tek candan yarattı ve bundan da, gönlü kendisine ısınsın diye eşini inşa etti. Erkek eşini sarıp bürüdü, o da hafif bir yük yüklendi, hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca her ikisi de Rab’leri olan Allah’a yönelip "Eğer bize sağlıklı, kusursuz bir evlat verirsen mutlaka Sana şükreden kullarından oluruz" diye Fikri YavuzSizi bir nefisten Âdem’den yaratan ve bu nefisten de, gönlü kendisine meyledip rahat etsin diye zevcesini Havva’yı yaratan O’dur. Âdem, eşiyle münasebette bulununca, zevcesi hafif bir yük yüklendi hâmile oldu. Bir müddet bu hafiflikle geçti. Nihayet gebeliği ağırlaşınca, her ikisi Rableri Allah’a şöyle dua ettiler; “-Eğer bize salih bir çocuk teşekkülü tam olarak verirsen yemin ederiz ki, şükreden kimselerden KesirO'dur, sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da gönlünün ısınacağı eşini vareden. Eşini örtüp bürüyünce; o, hafif bir yük yüklendi ve onunla bir müddet gider gelirdi. Nihayet ağırlaşınca; karı koca Rabbları olan Allah'a Eğer bize salih bir çocuk verirsen andolsun ki şükredenlerden oluruz, diye dua GölpınarlıÖyle bir mabuttur ki sizi tek bir kişiden yarattı, ülfet ve ünsiyet etmesi için ondan da eşini halketti. Derken erkek eşine yaklaşınca eşi, hafif bir yük taşımaya ve onunla gidip gelmeye başladı. O yük ağırlaşınca ikisi de, bize âzâsı tam ve iyi bir evlât verirsen şüphe yok ki biz de şükredenlerden oluruz diye Rablerine duâ UğurSizi bir tek candan Âdem'den yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini Havva'yı yaratan O'dur. Eşi ile birleşince eşi hafif bir yük yüklendi hamile kaldı. Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah'a Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız, diye dua BulaçO, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler "Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."Bekir SadakSizi bir nefisten yaratan ave gonlunun huzura kavusacagi esini de ondan var eden Allah'tir. Esine yaklasinca, esi hafif bir yuk yuklendi ve bu halde bir muddet tasidi. Hamileligi agirlasinca, kari koca, Rableri olan Allah'a Bize kusursuz bir cocuk verirsen, and olsun ki sukredenlerden oluruz» diye KuranO ki, sizi bir tek kişiden türetti, o tek kişinin beraberliğinde huzura ereceği eşini de kendi özünden yarattı, eşini kucaklayıp sarınca, hafif bir yük yüklendi. Onu bir süre taşıdı, sonra yükü ağırlaşınca, eşler birlikte eğer bize sağlıklı bir çocuk verirsen, kesinlikle sana şükredenlerden oluruz» diye Allah'a dua OnanO sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan eşini var etti. Onu eşini örtüp bürüyünce, o bir yük yüklendi de bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi rableri olan Tanrı'ya dua ettiler "Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız."Muhammed EsedSizi hepinizi bir tek candan yaratan, Ve sevgiyle kadına meyletsin diye ona kendi özünden eş var edip çıkaran Odur. Öyle ki, o eşini kucaklayınca, eşi ilkin hafif bir yük yüklenir ve taşır o yükü. Sonra kadın gün gelip çocuğun yüküyle iyice ağırlaşınca, her ikisi birden Allaha, Rablerine yalvarırlar "Bize gerçekten kusursuz bir çocuk bahşedersen, muhakkak ki sana şükreden kimselerden olacağız!"Şaban PirişSizi tek bir kişiden yaratan ve kendisiyle huzur bulması için ondan eşini var eden O’dur. İnsan, eşini bürüdüğü zaman hafif bir yük yüklenir. Onunla bir süre geçer. Yükü ağırlaşınca Rab’leri olan Allah’a dua ederek -Eğer bize sağlam bir çocuk verirsen sana şükredenlerden oluruz, KuranO, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup yatışması için ondan da eşini var etti. Onu eşini örtüp bürüyünce, o da bir yük yüklendi ve bununla bir süre gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a dua ettiler Eğer bize salih bir çocuk verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.»Ümit ŞimşekSizi tek bir candan yaratan, gönlünün ısınacağı eşini de aynı şeyden yaratan Odur. Nihayet o eşine sarıldığında, eşi hafif bir yük yüklendi ve onu beraberinde taşımaya başladı. Yükü ağırlaştığında, ikisi de Rablerine 'Bize eli yüzü düzgün bir çocuk verirsen biz şükredenlerden oluruz' diye AteşO'dur ki sizi bir tek nefisten yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var eti; eşini sarıp örtünce eşiyle birleşince eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. Yükü ağırlaşınca ikisi beraber Rableri Allah'a du'â ettiler "Eğer bize iyi, güzel bir çocuk verirsen elbette şükredenlerden oluruz!" dediler.Yaşar Nuri ÖztürkO, odur ki, sizi bir tek canlıdan yarattı, eşini de ondan vücuda getirdi ki, gönlü buna ısınsın. Eşini sarıp kucaklayınca o, hafif bir yük yüklendi de bir süre onu gezdirdi. Ağırlaştığında ikisi birden Rablerine şöyle dua ettiler "Bize iyi huylu, yakışıklı bir çocuk verirsen yemin ederiz, şükredenlerden olacağız."Edip YükselO sizi bir tek nefisten aynı genetik özellikten yarattı. Ondan da eşini yarattı ki dinginlik bulsun. Eşine yaklaşınca, hafif bir yükle yüklendi ve onunla gezindi. Yükü ağırlaşınca her ikisi Rab'leri ALLAH'a 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen şükredenlerden olacağız,' diye yalvardılar. İçerik Anasayfa Kuran-ı Kerim Kuran ve Hadis Online Kitaplar Soru ve Cevaplar İslami Kariyer Sayfalar Kadın Penceresi Uzun Hayat Temiz Hikayeler Bilim Vadisi Eğitim Sayfası Yemek Tarifleri

sizi tek bir nefisten yaratan ayeti